top of page

Search Results

"" için 471 öge bulundu

  • Bağış yapanların tam listesi: 115 Milyar 905 Milyon 126 Bin TL

    Dünyayı yasa boğan yıkıcı depremler; Kahramanmaraş ve Hatay olmak üzere Adıyaman, Gaziantep, Adana, Osmaniye, Malatya, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kilis’te yıkıma neden oldu. 11 ili vuran Kahramanmaraş merkezli depreminin ardından 'Türkiye Tek Yürek' deprem bağışı kampanyası başlatıldı. 15 Şubat akşamı Show TV, ATV, FOX, Kanal D, Kanal 7, Star TV, TRT 1 ve TV8 ekranlarında yayınlanan 'Türkiye Tek Yürek' deprem yardım kampanyasında; Türkiye'nin önde gelen iş insanları, ünlü isimler, politikacılar ve spor camiasından ünlü isimlerin bağış miktarlarını açıklandı. "Türkiye Tek Yürek" deprem yardım kampanyasında saat 02:54'te açıklanan miktara göre; 115 milyar 146 milyon 528 TL'lik bağış yapıldı. Deprem yardım kampanyasında SMS bağışı ise 9 milyon 10 bin adete ulaştı. BAĞIŞTA BULUNANLAR * Merkez Bankası: 30 milyar TL * Ziraat Bankası: 20 milyar TL * Vakıfbank: 12 milyar TL * Halkbank: 7 milyar TL_ * Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı'na bağlı firmalar: 3 milyar 600 bin TL * Turkcell: 3.5 milyar TL * Cengiz Holding: 500 milyon TL + 2 milyar 500 milyon TL * Türk Hava Yolları: 2 milyar TL * Baykar Teknoloji: 2 milyar TL * TMSF: 2 milyar TL * Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik: 2 milyar TL * Türk Telekom: 2 milyar TL * Borsa İstanbul Grubu: 2 milyar TL * Ziraat Katılım: 1 milyar TL * Vakıf Katılım: 1 milyar TL * Emlak Konut: 1 milyar TL * Kalyon Holding: 950 milyon TL * Zirve Holding Turkuaz Medya Grubu: 700 milyon TL * Doğuş Holding: 500 milyon TL * Diyanet İşleri Başkanlığı: 310 milyon * Cihan Kamer: 300 milyon TL * TESKOM: 200 milyon TL * LC Waikiki: 200 milyon TL * Çelikler Holding: 150 milyon TL * Rixos Hotels Yönetim Kurulu ve Sembol İnşaat: 120 milyon TL * Ahlatçı Holding: 100 milyon TL * Trendyol: 100 milyon TL * BOTAŞ: 100 milyon TL * Limak Holding: 100 milyon TL * Orient World: 60 milyon TL * Türksat: 60 milyon TL * Yıldırım Demirören merhum Erdoğan Demirören adına: 50 milyon TL * Boyner Grup: 50 milyon TL * Neşet Koçkar: 50 milyon TL * Kibar Holding: 50 milyon TL * Mesa Holding: 48 milyon TL * Alagöz Holding: 30 milyon TL * Akzirve Şirketler: 30 milyon TL * Akmercan Holding: 30 milyon TL * Zorlu Holding: 30 milyon TL * TİSK: 25 milyon TL * Kıran Holding: 25 milyon TL * Papara 25 milyon TL * KİAŞ: 25 milyon TL * Arnavutluk Vatandaşları: 1 milyon Euro * Diyanet İşleri Türk İslam Birliği: 1 milyon Euro * Tay Grup: 20 milyon TL * Sancak Holding: 20 milyon TL * Artaş Grubu: 20 milyon TL * Torunlar GYO: 20 milyon TL * Özdilek Holding: 20 milyon TL * Nadir Metal: 20 milyon TL * Türk-İş: 20 milyon TL * Çalık Holding: 20 milyon TL * Bahçelievler Belediyesi Çalışanları: 14 milyon TL * Kore Telekom: 15 milyon TL_ * Türkiye Jokey Kulübü: 15 milyon TL * Torku: 15 milyon TL * Başkent İnşaat: 11 milyon 500 bin TL * ETİ Gıda: 10 milyon TL * DEİK: 10 milyon TL * Boğaziçi Savunma: 10 milyon TL * Kuzu Grup: 10 milyon TL * Ahmet Fuat Türkmen: 10 milyon TL * Memur-Sen: 10 milyon TL * Atış Yapı: 10 milyon TL * Ölmez Madencilik: 10 milyon TL * DAP Yapı: 10 milyon TL * MÜSİAD: 10 milyon TL * Metgün İnşaat: 15 milyon TL * Selim İnşaat: 10 milyon TL * Astaş Holding: 10 milyon TL * Ahmet Türkoğlu: 10 milyon TL * ASELSAN: 10 milyon TL * Birleşmiş Markalar Derneği: 7 milyon TL * Sami Çebi: 5 milyon TL * Askon: 5 milyon TL * Ekşioğlu Vakfı: 5 milyon TL * Özyurtlar Holding: 5 milyon TL * Kuzey Marmara Sanayi Vadisi çalışanları: 5 milyon TL * FLO Mağazacılık: 5 milyon TL * Abdürrahim Albayrak: 5 milyon TL * Koton: 5 milyon TL * Can Holding: 5 milyon TL * İpekyol: 5 milyon TL * İstanbul Emniyet Müdürlüğü Görevlileri: 5 milyon TL * Ergünler Lojistik: 5 milyon TL * Uzman Denizcilik: 5 milyon TL * Uzman Denizcilik: 5 milyon TL * Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı: 5 milyon TL * Mikail Yusifov 3 milyon 500 bin TL * O Ses Çiğ Köfte Grup: 3 milyon 500 bin TL * Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Koruma Görevlileri: 3 milyon 300 bin TL * Dilan Polat: 3 milyan 250 bin TL * Türkiye Ermenileri Patrikliği: 3 Milyon TL * Maher Holding Sigorta Grubu: 3 milyon TL * Tavuk Dünyası: 3 milyon TL * Avukat Rezan Epözdemir: 3 milyon TL * Edin Visca: 100 bin Euro * Gizia: 2 milyon 410 bin TL * Tekdağ Ailesi; merhum Adnan Tekdağ ve merhume Emine Tekdağ adına: 2 milyon TL * Medipol Başakşehir Futbol Kulübü: 2 milyon TL * Dünya Ticaret Merkezi: 2 milyon TL * MGCM Yatırım: 2 milyon TL * İsmail Berhan: 2 milyon TL * Şenol Mutlu: 2 milyon TL * Polat Yağcı: 2 milyon TL * Erkan Canpolat: 2 milyon TL * Melike Alpay Özmen: 1 milyon 500 bin TL * Yusuf Çetin (Süryani Cemaati Ruhani Lideri): 1 milyon 250 bin TL * Demirkırgız International Bankası: 1 milyon TL * Seyidoğlu Gıda: 1 milyon TL * İttifak Holding: 1 milyon TL * Tudors Gömlek: 1 milyon TL * Çevre Koleji: 1 milyon TL * Doktor Bülent Cihantimur: 1 milyon TL * Bilfen Okulları: 1 milyon TL * TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi: 1 milyon TL * Gülle Tekstil: 1 milyon TL * Emre Konuk: 1 milyon TL * Özgür Özevin: 1 milyon TL * Bonna Porselen: 1 milyon TL_ * Kenan Kıran: 1 milyon TL * Alaaddin Massah: 1 milyon TL * Ahmet Çoban 1 milyon TL * Tansu Çiller: 1 milyon TL * Suat Kılıç: 1 milyon TL * Doktor Bülent Cihantimur: 1 milyon TL * GKN Kargo: 1 milyon TL * Ebru Gündeş: 1 milyon TL * Papillon Reklam Ajansı: 1 milyon TL * Saffet Akkoyun 1 milyon TL * Bambi Yatak: 1 milyon TL * Hamza Dürgen: 650 bin TL * Avrupa Müzik: 500 bin TL *Saral Tekstil: 500 bin TL * Ataşehir Golf Kulübü: 500 bin TL * Haluk Levent: 500 bin TL * Dönerci Celal Usta: 500 bin TL * Fatsa Belediyesi: 300 bin TL * Ebubekir Şahin (RTÜK Başkanı): 200 bin TL_ * 14. Dönem Polis Meslek Yüksek Okulu Mezunları: 140 bin TL * 13. Dönem Polis Meslek Yüksek Okulu Mezunları: 113 bin TL * Nihat Hatipoğlu: 200 bin TL * Zuhal Topal: 100 bin TL * Mualla Er: 100 bin TL * 2021 Uzman Cavuşları: 25 bin TL * Emre Belözoğlu, bir yıllık maaşını bağışladı. * Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, üç maaşını bağışladı. * Mehmet Şimşek, bir yıllık maaşını bağışladı. YAGEV Haber Merkezi

  • 1 MİLYON 856 BİN 864 BAĞIMSIZ BİRİMDE HASAR TESPİT ÇALIŞMASI YAPILDI

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca depremden etkilenen bölgelerde yürütülen hasar tespit çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bu kapsamında 387 bin 346 bina da yer alan 1 milyon 856 bin 864 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldığı belirtildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında 50 bin 576 binada yer alan 224 bin 923 bağımsız birimin acil yıkılması gereken, ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 11 bin 114 binada yer alan 71 bin 174 bağımsız birimin orta hasarlı, 99 bin 300 binada yer alan 640 bin 131 bağımsız birimin az hasarlı, 180 bin 355 binada yer 762 bin 627 bağımsız birimin de hasarsız olduğu tespit edildi. Hasar tespit çalışmalarıyla ilgili resmî sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Bakan Kurum, “Hasar tespit çalışmalarımız 7 bin 100 personelle sürüyor. 387 bin 346 bina incelendi. Şu ana kadarki tespitlerimize göre; acil yıkılması gereken 50 bin 576 bina var. 279 bina 655 bina az hasarlı veya hasarsız. Acil yıkılması gerekenleri hızla yıkıp güvenli konutlar inşa edeceğiz!” ifadelerini kullandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, “asrın felaketi” olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bakanlığa bağlı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, 20’nin üzerinde üniversiteden 400 profesör ve doçentin de aralarında bulunduğu 7 bini aşkın uzman ekibiyle deprem bölgelerinde çalışmalarına devam ediyor. Hasar tespit çalışlarında yer almak isteyen farklı kurum ve kuruluşlardan birçok gönüllü inşaat mühendisin talebi değerlendirilerek eğitim verildikten sonra ihtiyaca göre belirlenen bölgelere sevk ediliyor. “Acil Yıkılması Gerekenleri Hızla Yıkıp Güvenli Konutlar İnşa Edeceğiz!” Hasar tespit çalışmalarıyla ilgili resmî sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Bakan Kurum, “Hasar tespit çalışmalarımız 7 bin 100 personelle sürüyor. 387 bin 346 bina incelendi. Şu ana kadarki tespitlerimize göre; acil yıkılması gereken 50 bin 576 bina var. 279 bina 655 bina az hasarlı veya hasarsız. Acil yıkılması gerekenleri hızla yıkıp güvenli konutlar inşa edeceğiz!” ifadelerini kullandı. Bakanlık, bugün itibarıyla yapılan hasar tespit çalışmalarında 387 bin 346 binada yer alan 1 milyon 856 bin 864 bağımsız birimde inceleme yaptı. Yürütülen çalışmalar kapsamında 50 bin 576 binada yer alan 224 bin 923 bağımsız birimin acil yıkılması gereken, ağır hasarlı ve yıkık olduğunun tespit edildiği bildirildi. 11 bin 114 binada bulunan 71 bin 174 bağımsız birimin orta hasarlı, 99 bin 300 binadaki 640 bin 131 bağımsız birimin az hasarlı, 180 bin 355 binada yer alan 762 bin 627 bağımsız birimin ise hasarsız olduğu tespit edildi. Bakanlık depremden etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarına dair şu bilgilere yer verdi: ADANA: Adana’da toplam 5 bin 797 binada 106 bin 474 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. Buna göre 46 binadaki 1074 bağımsız bölümün acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 235 binada bulunan 5 bin 755 bağımsız birimin orta hasarlı, 1342 binadaki 31 bin 465 bağımsız birimin az hasarlı, 3 bin 913 binadaki 66 bin 74 bağımsız birimin ise hasarsız olduğu tespit edildi. ADIYAMAN: Adıyaman’da toplam 28 bin 766 binada yapılan çalışmada 102 bin 932 bağımsız birimin hasar tespit çalışması yapıldı. Çalışmalarda 6 bin 108 binadaki 28 bin 265 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 2 bin 285 binadaki 10 bin 195 bağımsız birimin orta hasarlı, 9 bin 859 binada bulunan 34 bin 169 bağımsız birimin az hasarlı, 7 bin 60 binada yer alan 16 bin 53 bağımsız birimin de hasarsız olduğu tespit edildi. DİYARBAKIR: Diyarbakır’da toplam 24 bin 314 binada 262 bin 702 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. 520 binada yer alan 6 bin 69 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olarak tespit edildiği tespit edildi. 611 binadaki 9 bin 199 bağımsız birimin orta hasarlı, 5 bin 367 binada bulunan 76 bin 498 bağımsız birimin az hasarlı, 15 bin 471 binadaki 159 bin 827 bağımsız birimin ise hasarsız olduğu tespit edildi. ELAZIĞ: Elazığ’da toplam 2 bin 488 binada 24 bin 734 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. 587 binadaki 3 bin 675 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 129 binadaki 741 bağımsız birimin orta hasarlı, 1118 binada yer alan 12 bin 204 bağımsız birimin az hasarlı, 541 binadaki 7 bin 371 bağımsız birimin ise hasarsız olduğu tespit edildi. GAZİANTEP: Gaziantep’te toplam 130 bin 331 binadaki 487 bin 814 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. 11 bin 922 binadaki 27 bin 987 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 3 bin 803 binada bulunan 14 bin 552 bağımsız birimin orta hasarlı, 25 bin 187 binadaki 150 bin 472 bağımsız birimin az hasarlı, 71 bin 694 binada bulunan 252 bin 147 bağımsız birimin de hasarsız olduğu tespit edildi. HATAY: Hatay’da toplam 49 bin 470 binada 183 bin 291 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. 10 bin 911 binada bulunan 54 bin 468 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 1812 binadaki 13 bin 38 bağımsız birimin orta hasarlı, 13 bin 162 binadaki 49 bin 564 bağımsız birimin az hasarlı, 21 bin 51 binada bulunan 56 bin 766 bağımsız birimin de hasarsız olduğu tespit edildi. KAHRAMANMARAŞ: Kahramanmaraş’ta toplam 57 bin 87 binada bulunan 222 bin 863 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. 10 bin 777 binada yer alan 53 bin 227 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 837 binadaki 5 bin 924 bağımsız birimin orta hasarlı, 16 bin 824 bina bulunan 86 bin 759 bağımsız birim az hasarlı, 20 bin 746 binadaki 52 bin 260 bağımsız birimin de hasarsız olduğu tespit edildi. KİLİS: Kilis’te toplam 3 bin 748 binada bulunan 23 bin 901 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. 585 binadaki 905 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 110 binada bulunan 944 bağımsız birimin orta hasarlı, 1523 binadaki 13 bin 623 bağımsız birimin az hasarlı, 1284 bina yer alan 7 bin 897 bağımsız birimin de hasarsız olduğu tespit edildi. MALATYA: Malatya’da toplam 25 bin 311 binada 152 bin 688 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. 6 bin 599 binada bulunan 38 bin 568 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 611 binadaki 5 bin 11 bağımsız birimin orta hasarlı, 7 bin 138 binadaki 52 bin 102 bağımsız birimin az hasarlı, 5 bin 474 binadaki 28 bin 152 bağımsız birimin ise hasarsız olduğu tespit edildi. OSMANİYE: Osmaniye’de toplam 28 bin 317 binada bulunan 91 bin 999 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. 2 bin 122 binadaki 8 bin 491 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 218 binadaki 1717 bağımsız birimin orta hasarlı, 6 bin 925 binada bulunan 36 bin 518 bağımsız birimin az hasarlı, 17 bin 529 binadaki 41 bin 839 bağımsız birimin hasarsız olduğu tespit edildi. ŞANLIURFA: Şanlıurfa’da toplam 31 bin 717 binadaki 197 bin 466 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı. 399 binada bulunan 2 bin 194 bağımsız birimin acil yıkılması gereken ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi. 463 binada 4 bin 98 bağımsız birimin orta hasarlı, 10 bin 855 binadaki 96 bin 757 bağımsız birimin az hasarlı, 15 bin 592 binada yer alan 74 bin 241 bağımsız birimin de hasarsız olduğu tespit edildi. YAGEV Haber Merkezi

  • Madonna’dan AHBAP çağrısı

    Dünyayı yasa boğan Kahramanmaraş’a Pazarcık ilçesi merkezli meydana gelen depremde, sanatçı Madonna’nın sosyal medya paylaşımı duygu dolu anlar yaşattı. Madonna’nın paylaşımında “bağış yapmak için en iyi yer ahbap.org” ifadesi dikkat çekti. Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli meydana gelen depremde 10 ilimizde ağır hasar meydana gelmişti. İlki 7.4 ikincisi 7.7 olmak üzere oluşan depremler binlerce vatandaşımızın hayatını yitirmesine ve yaralanmasına neden oldu. Arama-Kurtarma ve cenaze işlemleri devam ederken dünya adeta Türkiye’den gelecek iyi haberler için dualar edip, üzüntüler dile getiriliyor. Bu kapsamda dünyaca ünlü sanatçılar, sporcular, iş insanları, bilim insanları, politikacılar dünyanın dört bir yanında destekler, taziyeler, yardım kampanyaları düzenledi. Pop müziğin kraliçesi lakaplı Madonna’nın sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımda; “Herkes Sevgililer Günü'nde Aşktan bahsediyor!! ♥️. Bu büyük depremde büyük Kayıp ve Yıkım yaşayan Türkiye ve Suriye'ye Tüm Sevgimizi ve Şifa enerjimizi gönderelim. 33.181 kişi öldü. Pek çok kişi orada evlerini ve işlerini kaybetti, orada sevdiklerinden bahsetmeye bile gerek yok. Tüm şehirler silindi. Kalp kırıyor! 💔 Bağış Yapmak İçin En İyi Yer—-ahbap.org” ifadelerini kullandı. YAGEV Haber Merkezi

  • “29 bin 605 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. 80 bin 278 yaralımız var”

    AFAD’dan yapılan açıklamada, “SAKOM’dan alınan bilgilere göre, saat 15:55 itibarıyla 29 bin 605 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. 80 bin 278 yaralımız var. 10 ilde 6 bin 444 bina yıkıldı” ifadelerine yer verildi. BÖLGEDE GÖREV YAPAN PERSONEL SAYISI 233 BİN 320’YE ULAŞTI! AFAD’dan yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: “Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalarda toplam 233 bin 320 personel ile 12 bin 322 araç ve iş makinası görev yapmaktadır. 70 uçak, 167 Helikopter, 24 Gemi, 45 İHA, 9 Drone bölgede görev yapmaktadır. 80 BİN 863 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ Deprem bölgesindeki 147 bin 934 vatandaşımız diğer illere tahliye edilmiştir. Dışişleri Bakanlığı ile yapılan görüşmeler neticesinde diğer ülkelerden yardım için gelen 9 bin 369 personel afet bölgesine sevk edilmiştir. YAGEV Haber Merkezi

  • Bugün birlik olma günü YAGEV Vakfı olarak yaraları sarmak için buradayız

    Yerel Hizmetler Proje Araştırma Geliştirme Dayanışma ve Eğitim Vakfı (YAGEV) olarak 10 ilimizde yaşanan depremin yaraları sarmak için çalışmalarımızı hızlandırdık. YAGEV Yönetim Kurulu olarak gönüllü destekçilerimizin afet bölgesindeki depremzedelerimiz için ilk günden bugüne; maddi yardım, battaniye, çadır, ısıtıcı, kadın-erkek-çocuk kıyafetleri ve ayakkabıları, bebek maması ve bezi, kadın hijyen kitleri, kuru gıda, powerbank, yağmurluk, mont gibi acil ihtiyaç duyulan malzemeleri yetkililere teslim etti. YAGEV Yönetim Kurulu ve gönüllü destekçilerimizin ihtiyaç malzemelerini afetzedelere ulaştırmak için yetkili mercilere ulaştırdı ve ulaştırmaya devam ediyor. YAGEV olarak ülkemizin yaşadığı bu üzücü afette, hiçbir vatandaşımızın yalnız hissetmemesi için yanınızdayız. YAGEV Haber Merkezi

  • YAGEV afet bölgesine yardım tırlarını gönderdi

    Yerel Hizmetler Proje Araştırma Geliştirme Dayanışma ve Eğitim Vakfı (YAGEV) tamamı içme suyu dolu olan yardım tırını afet bölgesine gönderdi. Afet bölgesinde altyapının büyük ölçüde zarar görmesi nedeniyle su kesintileri meydana gelmişti. Yaşanan su kesintisi depremzedelerimizi, görevlilerimizi ve gönüllülerimizi hayatî derecede olumsuz etkiliyordu. YAGEV Vakfı olarak aldığımız karar ile afet bölgesine ulaştırılmak üzere tamamı içme suyu dolu olan yardım tırlarımızı hazırladık. Yetkili merciler ile iletişime geçilmesinin ardından yardım tırlarımız bölgeye hareket etti. AFAD, KIZILAY, AHBAP, diğer yardım kuruluşları ve görevlilerle iletişim halinde olup, acil öncelikli ekipman, araç-gereç, gıda ve giyim gibi pek çok farklı ihtiyaçları hazırlayıp afet bölgesine ulaştırmaya devam edeceğiz. YAGEV Vakfı Genel Başkanı Serkan Özkaya, YAGEV Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Fazlı Atalay ve Almanya Köln Beşiktaşlılar Derneğinin ortak girişimleri ile yardım tırı Hatay ilimize ulaşmak için yola çıktı. YAGEV olarak Ülkemizin ve vatandaşlarımızın zor günlerinde her daim yanındayız. YAGEV Haber Merkezi

  • Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6'lık depremlerle sarsıldık

    Gaziantep, Adana, Malatya, Hatay, Adıyaman ve Şanlıurfa başta olmak üzere 10 ilimiz yerle bir oldu. Türkiye, bölgeye yardım edebilmek için seferber olurken ölü ve yaralı sayısı her geçen dakika artıyor. Kurtarma çalışmaları sürerken, enkaz altından mucize kurtuluş haberleri de geliyor.

  • Serkan Özkaya'nın kaleminden; "İnsanî değerlerin tohumunu ekmek…"

    Merhaba… Sesimizin ulaştığı ve ulaşması muhtemel herkese selamlar… 2022 uğurlayıp çok beklenen 2023’e merhaba derken umarım barış, huzur, özgürlük ve başarı yılı olur. Türkiye’de birçok yükseliş ve parlayan bir ülke olacağız. İnşallah üretim tandanslı bir yıla girmeyi umut edip; Edirne’den Kars’a gülen yüzlerin, üreten ve sevgi dolu insanların yaşayacağı bir ülkeyi umut ediyorum. *** Bu sayımızdaki yazımda sizlere insanî değerler ile alakalı bir hikâye anlatmak istedim. Hikâyede insanlar ölmüşler ve cennete gitmişler. Bu insanlara melekler; “sizi dünyaya tekrar göndereceğiz. Sizi dünyaya tekrar geri gönderirken meleklerden bir şey almak isterseniz, veya neye ihtiyacınız varsa onu isteyin” demişler. Herkes sıraya girmiş ve bir şeyler isteyip onları alıp gidiyorlarmış. Ülkesinde sıkıntı yaşayan ve ülkesindeki sıkıntılara çözüm bulmak isteyen bir bilge de sıradaymış. Bilgeye sıra gelince meleklere sormuş; “Siz burada ne satıyorsunuz?” demiş. Melekte; “İnsanlara sevgi satıyoruz, umut, barış, kardeşlik, anlayış, hoşgörü satıyoruz” demiş. Bilge; “Peki bunları dünyaya nasıl götürebilirim? Bunların hepsini ayrı ayrı götürmeye kalksam, bana tırlar, kamyonlar lazım anca öyle götürebilirim” demiş. Melek; “Kolay” deyip, dönüp arkasını gitmiş. Bilge, meleğin nereye gittiğini izlemiş. Bir yandan da bilge kendi içinden; “Şu kadar sevgi, şu kadar barış, şu kadar umut, şu kadar hoşgörü alsam. İnsanlara aşk, sevgi alsam bunları nasıl dünyaya götüreceğim” diye düşünüyormuş. Ve tam o anda melek elinde küçücük bir torba ile tekrar geri gelmiş. Bilge büyük bir şaşkınlıkla sormuş; “o kadar saydığım şeyler, hani nerede. İstediğim şeyler bu küçücük torbanın mı içinde?” Melek; “Evet. Saydığın isteklerin bu küçücük torbanın içinde” demiş. Bilge; “Bu torbanın içinde mi?” demiş. Melek; “Bu küçücük torbada tohumlar var” demiş. Bilge; “ne tohumu?” demiş. Melek; “Bu tohumlar. Sevgi tohumu, dostluk tohumu, barış tohumu ve diğer isteklerinin tohumları. İnsanda olması gereken tüm değerlerin tohumları” demiş. *** Bizler de insanların yüreklerine sevgi tohumu ekiyoruz… İnsanların ruhlarına sevgi tohumu ektiğiniz zaman dünya; sevgi, barış, mutluluk ve huzurla dolacaktır. 2023 yılı hepimize sevgi, barış, demokrasi yılı olsun. İnsanın insanı ezmediği, güçlü ve zayıfın olmadığı, tarafların olmadığı, hak ve adaletten yana olan insanların korunduğu bir yıl olması dileğiyle. Herkesin yeni yılını kutlar, mutluluk, sağlık ve huzur dilerim.

  • 2 Ayda 47 Bin 456 Litre Yakıt ve 883 Bin 558 Lira Tasarruf

    Türkiye’de ilk ultra hızlı şarj özelliğine sahip lityum pilli elektrikli otobüslere sahip olan Samsun Büyükşehir Belediyesi, hem karbon salınımını sıfıra indirdi hem de otobüslerin hizmete alındığı 2 ayda 47 bin 456 litre yakıttan, 883 bin 558 lira da bütçeden tasarruf sağladı. İklim Krizine karşı farklı ülkelerin yerel yönetimleri birbirinden farklı projeler ve çalışmalar sürdürüyor. Dünya genelinde ilgi gören çalışmalardan bir tanesi de Samsun Belediyesinin başlattığı “Türkiye’de ilk ultra hızlı şarj özelliğine sahip lityum pilli elektrikli otobüsleri” projesi oldu. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Yazılım ve tasarımı yüzde yüz yerli olan otobüsler 10 dakikada şarj edilebiliyor ve bu şarjla yaklaşık 90 kilometre yol kat ediyor. Böylelikle elektrikli otobüsler ile Samsun, hem çevre duyarlılığı hem de yakıt tasarrufuyla diğer illere örnek oluyor. Elektrikli otobüsleri kullanan vatandaşlar çevreye duyarlı bir Büyükşehir Belediyesine sahip oldukları için çok şanslı olduklarını belirterek, hizmetten memnun olduklarını dile getiriyor. Samsun genelinde elektrikli otobüslerle E1 Ekspres Hattında günde 132 sefer yapılıyor. Otobüsler hizmete alındığı bugüne kadar 2 ayda 112 bin 990 kilometre yol kat etti. Elektrikli otobüslerle karbon salınımının sıfıra indiğine dikkat çeken Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir; “Dünya Sağlık Örgütünün yapmış olduğu açıklamalarda karbon salınımının yüzde 23’ü ulaşım araçlarından kaynaklanmakta. Biz, yeni aldığımız elektrikli otobüslerimiz ile 2 ayda kat ettiğimiz 112 bin 990 kilometre yol için yapacağımız karbon salınımını sıfıra indirmiş durumdayız. Yaşanabilir Samsun, yaşanabilir bir dünya için elimizden geleni yapmaktayız” ifadelerini kullandı. İşletme Maliyetleri Düştü Yakıt giderlerine bakıldığında işletme maliyetlerinin uygunluğunun da elektrikli otobüslerin kullanılma avantajlarından bir tanesini oluşturduğunu ifade eden Başkan Demir, “12 metrelik bir elektrikli otobüsümüzün işletme maliyeti kilometre başına 2,78 TL iken, aynı boyutlardaki bir dizel otobüsün maliyeti ortalama 10,74 TL. Karbon salınımı olarak 2 ayda yapmış olduğumuz 112 bin 990 kilometreyi normal şartlarda dizel araçlarla yapmış olsak 128,53 tonluk bir karbon salınımı yapmış olacaktık. Fakat bunu elektrikli araçlarla sıfıra indirdik” dedi. 2 Ayda 47 Bin 456 Litre Yakıt ve 883 Bin 558 Lira Tasarruf Toplu araç filosuna dâhil olan elektrikli otobüsler sayesinde 2 ayda 47 bin 456 litre yakıt tasarruf sağladıklarının da altını çizen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Elektrikli otobüslerimizle E1 Ekspres hattında günde 132 sefer ve 3 bin 360 kilometre yol kat ediyoruz. Eğer ki, dizel araçlarla bu yolu yapmış olsaydık 47 bin 456 litre yakıt harcayacak maliyet olarak bütçemizden 1 milyon 557 bin 83 lira çıkacaktı. Ama elektrikli otobüslerle bu giderimiz 353 bin 999,24 lira oldu. Biz elektrikli araçları seçtiğimiz için hem yakıt giderinden 883 bin 558 lira tasarruf ettik. Hem de karbon salınımının sıfır olması nedeniyle doğayı da kirletmemiş olduk” ifadelerini kullandı. YAGEV Haber Merkezi

  • Yurtdışında çalışma ve eğitim fırsatları High Education'da

    High Education Yurtdışı Eğitim Danışmanlığından Gülay Aksu, yurtdışında eğitim, iş ve konaklama hakkında neler yapılması gerektiğine dair sorularımızı yanıtladı. Aksu; “Almanya’da ücretsiz olarak Üniversite ve yüksek lisans yapmak isteyen öğrencilere fırsat niteliğinde olanaklar sağlıyoruz. Hem ücretsiz eğitim görürken aynı zamanda haftada 20 saat çalışma ve oturma iznine sahip olabilmektedirler” dedi. Yurtdışında eğitim alıp hem de gelir elde etmek isteyen insan sayısı gittikçe artıyor. Ancak eğitim saatleri ile iş saatlerinin aynı zaman dilimine denk gelmesi bu durumu neredeyse imkânsız hale getiriyor. Konu hakkında High Education Yurtdışı Eğitim Danışmanlığından Gülay Aksu ile bir röportaj gerçekleştirdik. Aksu, yurt dışında eğitime devam ederken aynı zamanda iş hayatını etkilemeden gelir elde edilebileceğini belirtti. Gerekli kriterler ve avantajlar hakkında, detaylar veren Aksu; “Avrupa’da düzenlediği turlar ve sosyal aktivitelerle de dikkat çeken High Education, kişiye yurt dışında okuma kararı verilmesinden iş hayatına başlayana kadar olan süreçte ihtiyacı olabilecek her türlü hizmeti sunarken, kişilerin karşılaşabileceği her türlü probleme karşı da çözüm üretmeye hazır bir organizasyondur” ifadelerini kullandı. -High Education Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı tam olarak ne tür hizmetler veriyor? Gülay Aksu; “Avrupa’nın dört bir yanında bulunan şehirlerdeki okullarda okumakta olan öğrenci dostlarımız ve bu süreçte iş birliği yaparak profesyonel ekibimizle hizmet vermekteyiz. Biz, High Education Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı olarak; Üniversite başvuruları, Dil sınavı hazırlık kursları, Dil kursu ve dil sınavı kayıtları, Havaalanında karşılama, Şehir ve okul turları, Konaklama (ev, yurt, otel), Sağlık sigortası ve diğer sigortalara müracaatlarının yapıyoruz. Bunların yanı sıra; banka hesap işlemleri vb. konularda danışmanlık, Okulların ve öğrenci işleri ile iletişim için danışmanlık, Eğitime başlayan öğrencilere etüt ve özel ders danışmanlığı hizmeti de sağlıyoruz. High Education, yapılan işte verimli ve hızlı yol almanın sırrının kaliteli tecrübe aktarımı olduğuna inanan, gücünü aynı amaç etrafında birleşmiş bir topluluk olmaktan alan bir yurtdışı eğitim organizasyonudur” -Yurtdışında eğitim almak ve iş hayatına atılmak çok zor. Ancak bu sorunların yanı sıra konaklama da başlı başına ayrı bir sorun. Bu konuda ne gibi hizmetleriniz oluyor? Gülay Aksu; “İnsanlara geleceklerini şekillendirmeleri için yardımcı olmak, bizim için sadece bir taahhüt değil, aynı zamanda bir tutkudur. Bu nedenle bizler sadece eğitim ve iş alanında hizmet değil, aynı zamanda konaklama alanında da hizmet veriyoruz. Okula yerleştirdik, işe soktuk işimiz bu kadar demiyoruz. Konaklama alanında da hizmetler veriyoruz. Yurt dışında eğitim alan öğrencilerin en sık karşılaştığı sorunlardan birisi de kalacak yer bulamamaktır. Konaklama problemleri; okulların öğrenciler için sağladığı yurtlarda kontenjanın az olması, daire kiralanmak istendiğinde ev sahiplerinin öğrencilere dairelerini kiralamak istemeyişi ve paylaşımlı dairelerde de evi paylaşan diğer insanların yabancı olmaları gibi nedenlerdir. Ancak biz sağladığımız hizmetler ile bu sorunu ortadan kaldırıyoruz. High Education olarak beraber çalıştığımız iş ortaklarımızla tercih ettiğiniz şehirde her bütçeye uygun kalacak yer ayarlıyor, okullarla da sürekli iletişim halinde bulunarak yurt fırsatlarını sizin için değerlendiriyoruz. Mobilyalı veya mobilyasız olarak kiralayabileceğiniz, faturalar ve vergiler gibi konularla kendiniz ilgilenmeniz gereken size ait dairelerdir. Mutfak ve banyonun size ait olması, tek başınıza yaşayabilme olanakları açısından tercih sebebidir. Dünyanın birçok yerinden arkadaş edinebileceğiniz öğrenci yurtlarında tek veya çift kişilik oda seçeneği mevcuttur. Yurtlar özel banyolu ve mutfaklı olup, çalışma ve dinlenme alanına sahiptir. Birden fazla öğrencinin paylaştığı bu daireler, öğrenciler için daha ekonomik bir seçenek sunmak ile birlikte, farklı kültürdeki öğrencilerin kaynaşmasına olanak sağlar. Daireler ortak mutfak ve oturma alanına sahip, genelde eşyalıdır. Bazı oteller sahip oldukları odaların bir kısmı öğrencilere özel yurt odası olarak kiralamaktadırlar. Otelin mutfak ve imkânlarından faydalandığınız bu seçenek fiyat olarak yurtlarla hemen hemen aynıdır” -Sizden kişiye özel hizmet talep ettiğimizde bunu sağlayabiliyor musunuz? Gülay Aksu; “Tabii ki sağlayabiliriz. Bireysel olarak yapılmak istendiğinde daha maliyetli olan, bazen hiç mümkün olmayan; kalacak yer ayarlama, her seviyede dil kursu veya dil sınavı bulma gibi konularda da tanışık olduğumuz kurumların ve bir grup olmanın sağladığı avantajlarla en verimli sonucu almak en büyük önceliğimizdir.Üniversitelerin öğrencilerden istediği dil yeterliliğini sağlamak için dil eğitimi süreci ne kadar doğru planlanırsa, okula başlamak için geçirilecek süre ve buna bağlı olarak harcanacak para azalacaktır. Bu doğrultuda karşınıza çıkabilecek başlıca problemler, öğrencinin üniversite başvuru planı ile dil kursu takviminin genelde uyumlu olmaması, dil sınavlarına kayıtta kontenjan sıkıntısıdır. Birçok farklı dil okulu ile sürekli iletişim halinde olmamız, takvimlerin hazırlanması ve sınav kayıtları konusunda inisiyatife sahip olmamızın verdiği avantaj ile dil eğitimi sürecini başarı ile tamamlıyoruz” -Yurtdışında eğitim görmek, bir işe başlamak veya konaklamak için neden bir danışmana ihtiyaç duyalım? Gülay Aksu; “Yurtdışında şehir ve okul seçimi yaparken High Education olarak teknik bilgimiz ve yurtdışında okuyan diğer öğrencilerin de görüş ve tecrübelerine dayanarak sizin kriterlerinize en uygun seçenekleri sizin için hazırlıyoruz. Oluşturduğumuz süreç planları sayesinde öğrencilerin bulundukları okul ve şehre en iyi şekilde adapte olmalarını sağlayarak zamandan ve masraflardan tasarruf ediyoruz” “Öğrencilerin Okullardan Kabul Alma Şansını Artırıyoruz” Gülay Aksu; “Vize ve okul başvurusu sırasında kurumların öğrencilerden istediği belgeleri eksiksiz ve usulüne uygun bir şekilde hazırlıyor, tercüme ve belge onayı gibi önemli işlemlerin planlamasını yapıyoruz. Bu şekilde süreci eksiksiz ve zamanında tamamlayarak olası dönem kayıplarını önlüyor, öğrencilerin okullardan kabul alma şansını artırıyoruz. Öğrencilerin okul haricinde ihtiyaç duyabilecekleri konularda destek veriyor, havaalanında karşılanmasından konaklama imkânlarına kadar her türlü hizmeti sağlıyoruz. Bununla beraber sahip olduğumuz topluluk ile öğrencilere sosyal bir çevre oluşturuyoruz. Öğrencilerin ihtiyacına ve bütçesine göre kişiye özel süreç planlaması yapıyoruz. Bireysel olarak görüşüp şartları birlikte değerlendiriyoruz. High Education, yapılan işte verimli ve hızlı yol almanın sırrının kaliteli tecrübe aktarımı olduğuna inanan, gücünü aynı amaç etrafında birleşmiş bir topluluk olmaktan alan bir yurtdışı eğitim organizasyonudur. ​ -Hukuk ve bürokrasi işlemleri ile nasıl ilgileniyorsunuz? Gülay Aksu; “Hukuki ve Bürokratik faaliyetlerde görevini eksiksiz yapan profesyonel iş arkadaşlarımız ve kendisi de aynı yollardan geçerek hedefine ulaşmış, yurtdışındaki hayatını kurmuş topluluk üyelerimizle, yeni üyelerimize hizmet sunuyoruz. Değişik şehir ve çeşitli üniversitelerdeki temsilciliklerimizde sürece yeni başlayan üyelerimize zaman içinde biriktirdiğimiz değerli tecrübeleri aktararak zamandan ve maddi kaynaklardan tasarruf etmek High Education olarak en büyük hedefimizdir” dedi. #Higheducation #almanya #türkiye #iş #öğrenci İletişim Bilgileri; Mail; thehighed@gmail.com Türkiye Ofisi: +90 532 622 55 21 Almanya Ofisi: +49 163 248 2605 Bekir TÜCCAR

  • Belediyeler nasıl E-Belediye olabilir?

    Yerel Hizmetler Proje Araştırma, Geliştirme, Dayanışma ve Eğitim Vakfı (YAGEV) belediyelerin günümüz teknolojilerini kullanarak nasıl “E-Belediye” olabileceği yönünde bir araştırma bülteni hazırladı. E-Belediyeciliğin yaygınlaştırılması ve uygulanması gerekenler hakkında birbirinden farklı içerikler hazırladık. Teknolojinin 1990’lı yıllarda adeta ışık hızıyla gelişmeye başlaması, tüm sektörleri şaşkına çevirirken bazı iş sınıflarının da gün yüzüne çıkmasını sağladı. Eğitimden ticarete, sanattan duygularımıza kadar A’dan Z’ye tüm insanlığın yaşam standartlarını dâhi değiştirdi. Bu durumu iyi analiz edenler epeyce farklı bir kazanç, statü, yaşam elde ederken bazı oluşumlar da yeniden yapılanmaya gitti. Sadece şirketler veya kişiler değil, aynı zamanda resmî kurumlar ve kuruluşlar insanlara daha iyi hizmet adına birbirinden farklı çalışmalar geliştirdi ve geliştirmeye devam ediyor. Teknoloji alanında ileriye giden ülkelerin yanı sıra diğer ülkeler de internet ve teknolojinin nimetlerini kurumlarda sergilemek için hızlı adımlarla ilerliyor. Ülkemizde de belediye çalışmalarındaki sorunların giderilmesi, mağduriyetlerin azaltılması, zaman kazanımı, memnuniyet oranlarının artışı, hizmet sunumu gibi etkenler de göz önünde bulundurulduğunda “E-Belediyecilik” hem çetin bir çalışma ve strateji gerektirirken; bir diğer yandan da büyük kolaylıklar sunuyor. Günümüzde teknoloji kullanımındaki yaşanan artışlar, vatandaşlara günlük hayatlarını kolaylaştırmak adına birbirinden farklı olanaklar sunuyor. Vatandaşlar aynı zamanda bu avantajları yaşadıkları şehirlerin belediyelerinden de bekliyor. Bunun en büyük etkeni ise iş, eğitim, su ve kanalizasyon, ulaşım, çevre gibi konularda belediyelerin vatandaşların hayatını daha kolay sürdürmesi adına önemli bir etken olması. Vatandaşlar E-hizmet yani elektronik ortamda kamu kurumlarından alınan hizmetin sağladığı çabukluk, daha az masraf ve güvenilirlikleri belediyelerde de görmek istemiştir. Bu duruma, yerel ölçekte hizmet sunan belediyeler de kayıtsız kalmamış ve hizmet sunumlarını yerel halkın talep ve ihtiyaçlarına bağlı olarak elektronik alana aktarmışlardır. Henüz yeterli derecede yaygınlaşmış olmasa da e-Belediyecilik kavramı, gelişen bilgi yönetim sistemleri kapsamında birçok belediye tarafından çeşitli hizmet sunumlarıyla uygulanır hale gelmiştir. Nedir E-Belediye Kavramı? Elektronik Belediye (E-Belediye), belediye yönetimi ile yerel yönetim hizmet ve faaliyetlerinde enformasyon teknolojilerinin kullanımı, vatandaş ve işletmelere internet üzerinden etkin bir biçimde hizmet sunumu, kurum içi birimlerin bilgisayar ağları ile entegrasyonu ve ilgili dış birimlerle ağ üzerinden iletişimin sağlanmasıdır. Daha özet bir ifadeyle belediye tarafından sunulan hizmetlerin teknoloji ile bütünleşmesidir. E-Belediye ile amaç, vatandaşların yönetime daha fazla katılmasını sağlamak, herkesin, her zaman bilgiye ulaşmasını sağlamak, zamandan tasarruf ederek verimliliği yükseltmek ve böylece vatandaşların memnuniyetini artırmaktır. E-Belediye Uygulamalarına Geçiş Sürecinde 5 Aşama Türkiye’de ilk olarak E-Devlet uygulamasının sağladığı rahatlık kısa sürede diğer kurumlar ve kuruluşlardan da beklenmiştir. Türkiye ile adeta özdeşleşen “Bugün git yarın gel, buradan sonra şuraya git” gibi kurumlarda çok duymaya alıştığımız sözler adeta tarihe karıştı. Elektronik belediyecilik (e-Belediye) belediyelerin hemen her açıdan (hizmet, yönetim anlayışı, yeni istihdam olanakları vb.) ülke kalkınmasına katkılarını artıracak kapsamlı bir projedir. Sadece vatandaşa olan hizmet değil aynı zamanda birbirinden farklı alanlarda iş kalemlerinde profesyonelliğin de önü açılmıştır. E-Belediyecilik ile çağımızın vazgeçilmez teknolojisi olan internetin yerel halkın kullanımına sunulmasını öngörmek. Bu yolla belediye-yerel halk arasında karşılıklı iletişim ve bilgi alışverişi yolu ile kaliteli hizmet sunumu ve yerel demokrasinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Yerel halka hizmet üretme sorumluluğu ile donatılmış olan belediyelerin bu sorumluluğunu yerine getirebilmesi noktasında teknolojik gelişmeleri kurumsal işleyişe aktarmaları gerekmektedir. E-Belediye uygulamaları ülkelerin gelişmişlik düzeyini gösterir. Teknolojiden tam anlamıyla istifade eden belediyeler vatandaşlarına ileri demokrasinin ürünlerini sunmuş olurlar. Bilişim teknolojisinin kuruluş aşamasının büyük maliyet gerektirmesi kısıtlı kaynaklara sahip belediyeleri zorlamaktadır. Belediyeler, büyük, orta ve küçük ölçekli olarak gruplandırıldığında büyükşehir belediye yönetimlerinin, yeterli maddi kaynak, yetişmiş insan gücü, bilgi altyapısı bakımından daha avantajlı bir konumda olması sebebi ile küçük ölçekli belediyelere oranla E-Belediyecilik konusunda daha ileri seviyede oldukları söylenebilir. Dijital yapılanma aşamasında mevcut sistemin küçük ölçekli belediyeler açısından ortaya çıkardığı olumsuzluklardan bazıları şunlardır; 1. Bilişim teknolojisinin yüksek maliyet gerektirmesi ve gelirlerinin düşük olması sebebi ile bu teknolojik maliyeti öz kaynakları ile karşılayamama, 2. Düşük gelir ve eğitim grubuna mensup vatandaşların bu bölgelerde yoğunlaşması, 3. Gelir ve eğitim durumu sebebiyle halkın bilişim teknolojisine mesafeli durması (sayısal uçurum), 4. Yüksek işsizlik ve çözülememiş altyapı sorunlarının varlığı (daha öncelikle çözülmesi gereken sorunlar olarak düşünülmektedir), 5. Halkın katılım ve yönetimi denetleme konularındaki bilinçsizliği ve isteksizliği Belediye Kavramı Bambaşka Bir Boyuta Ulaşabilir E-Belediyecilik anlayışı; halk ve yöneticiler, halk ve çalışanlar arasında olması gerektiği seviyeye getirilebilirse istekler, şikayetler ve anlaşılmazlıkların çözülmesi anlamında büyük fayda sağlayacaktır. Yerel yönetimler, e-Belediye uygulamasına geçişte belli faydalar elde etme fikrinde olmalı ve uygulama stratejilerini bu yönde belirlemelidirler. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir: • Yerel halka sunulacak hizmetleri, geleneksel kamu yönetimi anlayışı olan mesai saatlerinin dışına çıkararak 7 gün 24 saat haline getirebilmek, Sosyal Belediyecilik Anlayışının e-Belediyecilik Uygulamalarına Entegre Edilmesi • Dünya ile bütünleşme bakış açısıyla ele alındığında, yerel yönetim hizmetlerinin internet ortamına yansımasıyla, sözü edilen hizmetlerin izlenebilirliğinin yerelden dünyaya açıldığını algılayabilmek, • Bürokratik evrak yoğunluğunu azaltabilmek, • Vatandaşların bazı bilgileri elektronik ortamda alabilme özgürlüğü dolayısıyla, çalışanların yoğunluğunun azalmasını sağlayabilmek, • Hem çalışanlar, hem de vatandaşlar açısından, yapılacak işlemler bazında zaman tasarrufu sağlayabilmek, • Belediye-vatandaş ilişkilerinin güçlendirilmesini sağlayabilmek, • İş yoğunluğunun belli bir miktar azalması ve iş süreçlerinin daha düzenli hale gelebilmesi nedeniyle, çalışan memnuniyetini sağlayabilmek, • Kent gündeminin rahatça izlenebilmesini sağlayabilmek, • Kent verilerine ilişkin bilgilerin daha rahat toplanabilmesini sağlayabilmek, • İnternet ortamında yapılacak anketler sayesinde, halkın beklenti, talep ve şikâyetlerini daha rahat öğrenebilmek. Başarılı E-Belediye İçin 10 Genel Faktör Yapılan bir araştırmada başarılı e-Belediye için 10 genel faktör ve bunlara bağlı 50 alt faktör tespit edilmiştir. Genel faktörler şunlardır; 1. Gerekli vizyon ve stratejilerin oluşturulması: Bu konudaki strateji ve tedbirler, e-Belediyenin önemini vurgulamak için belediye başkanının siyasi danışmanı/yardımcısı ya da kent konseyi tarafından yönlendirilmelidir. 2. Kullanıcılara/yerel halka yönelik uyum çalışmaları için yönetimde geniş kapsamlı bir modernizasyona gidilmelidir. Sanal bir belediye binası yaratmak için idari yapılar kökten değiştirilmelidir. e-Devlet, proje yönetimi becerisi ve değişim yönetimi süreci tecrübesini gerektirmektedir. 3. Uygulamalar, e-Belediyenin özüdür. Uygulamaların dört boyutu vardır. Bunlar bilgi, iletişim, işlem ve katılımdır. Başarılı e-Devlet sadece mevcut hizmetlerin internet aracılığı ile elektronik olarak sunulması anlamına gelmez. İşin asıl zorluğu, değişik türdeki uygulamaları bütünleştirmek ve bilgiyi, iletişim unsurlarını ve işlemleri birleştirmektir. 4. Maliyetler ve faydalar hesaplanmalıdır. 5. Doğru teknoloji kullanmak ve kullanılan teknik donanımların organizasyonu e-Belediyenin ana ögeleridir. 6. Personel yönetiminin, bölüm şeflerinin ve meclis üyelerinin nitelikli olması önem taşımaktadır. Bu grupların e-Belediye için eğitilmesi ve yetiştirilmesi gerekmektedir. Hatta vatandaşlar ile küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin sahipleri ve yöneticileri de benzer uygulamaya tabi tutulabilir. 7. E-Belediyenin kabul görmesi sağlanmalıdır. 8. Kamu – özel sektör ortaklıkları arasında işbirliği sağlanmalıdır. 9. e-Devlet kısa vadeli bir proje değildir. Sürdürülebilir bir e-Devlet projesi için personel giderlerini ve yatırımları karşılayacak yeterli bir bütçe sağlanmalıdır. 10. e-Belediye, özel yasal bilgi gerektirmektedir. Yasal danışman ya da özellikle eğitimli çalışanlara ulaşılabilecek yeterli bütçe bulunmalıdır. E-Belediyecilik Sadece Mesai Saatlerinde Değil, 7/24 Hizmet Anlayışını Benimser E-Belediyecilik, bilgi alışverişini kolaylaştırarak bürokraside gereksiz işlemlerin ve tekrarların azaltılmasına imkân sağlar. E-Belediyecilikte “vatandaş odaklı hizmet” anlayışı esas alınmaktadır. Bu da 21. yüzyılın kamu yönetimine ışık tutması hedeflenen yönetişim olgusunun ilkeleri ile doğrudan ilintilidir. Devlet dışındaki aktörlerle birlikte devleti yönetme yani yönetişim, temel olarak, devletin piyasalaştırılmasıdır; yani devletin toplumla ya da “aktörlerle” piyasa mantığı ile ilişkilenmesidir. Kamu hizmetleri alanında, örneğin “vatandaş”ın yerini “tüketici” kelimesinin almasıyla da bu durum açıkça görülebilir. Devletin yönetişim modelindeki kritik önemi, yönetişim esasına dayalı bir toplumsal yapılanmaya geçilebilmesi için, “eski”nin en geniş ve örgütlü gücü olarak dönüşümü gerçekleştirecek bir aygıt olmasından kaynaklanır. e-Belediye, teknolojik gelişmelerin hızla değiştirdiği dünyada, gelişen teknolojileri kullanarak insana hizmet etmenin ve şeffaflaşmanın temelini teşkil eden yeni bir yerel yönetim aracıdır. Kent insanı bilginin küreselleştiği iletişim çağında, bilgiye ulaşma şekillerinde de çağı yakalamak zorundadır. Daha önce neredeyse bir gün harcanarak alınan bazı belediye hizmetlerine internet vasıtasıyla evden veya işyerinden 7 gün 24 saat ulaşılabilmektedir. Bu sayede insanlar kendilerine, ailelerine ve işlerine daha çok zaman ayırabilmektedirler. Kısacası e-Belediye hizmetleri sayesinde halk, firmalar ve resmi kurumlar belediyedeki tüm işleriyle ilgili bilgilere internet kanalıyla 7 gün 24 saat ulaşabilmektedir. Günümüzde, ülkemizin hemen her belediyesinin kendisine ait bir internet sayfası mevcuttur. Ancak, E-Belediyecilik kavramının, internet sitesi kurmakla olup bitmeyeceğini bilmek gereklidir. E-Belediyecilikle, yönetişim olgusunun gereklerinin hayata geçirilebileceği bir ortam yaratılabilmelidir. Yerel halkın, belediye kapısına gitmeden, belli süreçlere dâhil olabileceği teknik altyapının kurulması ve başarıyla işleyebilmesi sağlandıkça, E-Belediyecilikte ilerlenmiş sayılabilir. Böylelikle çağımızın en değerli öznesi olan zamandan tasarruf edilmekte ve hizmetlere her an ulaşım sağlanmaktadır. Vatandaşın 7 gün 24 saat faydalanabildiği e-Belediyecilik hizmetlerine aşağıdaki örnekler verilebilir; - Ulaşım Bilgi Sistemi - Mezarlık Bilgi Sistemi - Adres Bilgi Sistemi - Elektronik Borç Sorgulama ve Fatura Ödeme Sistemi - İşyeri Ruhsat İşlemleri - Emlak Vergi Bildirimi - Nöbetçi Eczaneler - Evrak Takibi - Elektronik Bilet (Tiyatro, etkinlikler vs.) - Şikâyet Başvurusu ve Takibi - Nikâh Başvuru Sistemi - Hava ve Yol Durumu ve Yoğunluk Haritası - Sebze/Meyve/Balık Hal Fiyatları - Kurumdan Hizmet Satın Alma (e-Market) Hem Belediye Yönetimi Hem De Halk Kazanır Belediyenin hizmetlerini internete taşıması tek başına ne yazık ki yeterli değildir. Bunu kullanacak halkın ve kurumların, firmaların, okulların da internete bağlı olması ve interneti kullanmayı bilmesi gerekmektedir. İşte halk ve belediye, interneti ve bilişim teknolojilerini istenen düzeyde kullanmaya başladığında e-Belediye uygulamalarının sağlayabileceği birçok yararlar ortaya çıkabilir. Bu yararlar şöyle sıralanabilir; • Yönetim ve karar alma süreci şeffaflaşır. Yönetimle ilgili alınan kararların elektronik ortamda halkla paylaşımı sağlanır. • Hizmette zaman ve mekân sınırlaması ortadan kalkar. • Belediye ve yerel halk açısından hizmetin sunulma ve alınma maliyeti düşer. • Yerel halkın kent yönetimine katılımı sağlanır bu sayede daha katılımcı ve demokratik bir yerel yönetime geçilir. • Yerel halk dilek ve önerileri anketlerle toplanarak değerlendirilir ve sunulan hizmetler buna göre yeniden düzenlenebilir. • Vatandaşın kendi işini kendisinin yapmasından yola çıkarak, yerel yönetimlerde fazla olabilecek istihdam sorunu ortadan kalkar, en azından eleman sayısının aynı kalmasını veya fazla elemanların daha verimli alanlarda kullanılmasını sağlar. • Katılımcılık ve izlenebilirliğin artmasıyla, verilen belediye hizmetlerinin kalitesinde artış olur. Bu sayede hizmeti sunan ve alan müşteri ilişkisi gelişir. • Dünya ile bütünleşebilme açısından bakıldığında; e-Belediyecilik uygulamalarının sayısı arttıkça, halkın bilişim teknolojilerini kullanımında artış gözlenir. • Hizmet sunumundaki, vatandaş odaklı bakış açısı sayesinde, halkın yerel yönetimlere olan güveni de artar. • Kent ekonomisinin, sosyal ve kültürel hayatın gelişmesini sağlar. • Bilgi toplumu için altyapıyı geliştirir. • Sunulan hizmetlerde verimlilik, etkinlik ve hız sağlanır. • Bürokrasinin azaltılması sağlanır. • Hesap verilebilirlik ve yönetsel denetim paylaşımı gelişir. Demokratik ülkelerdeki tecrübelerden kent halkı, STK’lar ve şirketlerin e-Belediye, bilişim teknolojileri ve internet sayesinde yerel yönetişime daha fazla katılım sağladıkları görülmektedir. Yerel ve kentsel yönetimlerin bilgi verme ve alma fonksiyonları idari açıdan çok önemli olduğundan, internetin bu kurumların yönetim ve hizmet uygulamalarında yer alması kaçınılmazdır. e-Belediye sistemi, yalnızca belediyenin içinde, birimler ve yetkililer tarafından kullanılması düşünülen bir sistem değildir. Yönetim, belediye birimleri ve bilgi alışverişine gereksinim duyan her vatandaşın kullanımına açık, şeffaf bir bilgi iletişim sistemidir. Böylece e-Belediye gerçek ve katılımcı demokrasinin yerel yönetimlerce temsil edilmesine katkıda bulunmaktadır. YAGEV Haber Merkezi

bottom of page