top of page

Üç Yüzlü Ay Tanrıçası Hekate

Güncelleme tarihi: 7 Kas 2022

Hekate, ay ve gece ile ilişkilendirilmiş bakire tanrıçadır.

Anadolu, antik dönemde birçok kült alanına ev sahipliği yapmış. Bunlardan bir tanesi de Lagina Hekate Kutsal Alanı.




Lagina (Yunanca: Λαγίνα), Muğla'nın Yatağan ilçesinde, Karya devrine ait antik kent.

Tarihi ve turistik öneme sahip kent, Muğla ile Bodrum arasındaki kara yolu üzerinde, kara yolundan 8 km. içeride bulunan ve Yatağan ilçesine bağlı olan Turgut kasabası yakınlarında bulunur. Antik kentin bulunduğu kasabaya Muğlalılar, Lagina’dan bozma Leyne demektedir.

Son yıllarda yapılan çalışmalar neticesinde anlaşıldığına göre; aslında Lagina 11 km. uzağında bulunan Stratonikeia kentinin kutsal alanı olarak inşa edilmiştir. Stratonikeia özellikle görülmesi gereken Evliya Çelebi tarafından 1600 (70 sanırım) seyahatnamesinde yer almış. 2 bin yıllık kalıntılara Osmanlı köyü kurulmuş hala nar bahçeleri var, yer terk edilmiş durumda ve Giriş ücretsiz. Sınırsız bir kültür yaşanmışlıklara dokunmak, 3 bin yıllık yollarda yürümek ve Osmanlı evlerinde görülen binlerce yıllık evlere karışmış sütunlar.. Etkilenmemek mümkün değil….


Lagina'da yürütülen arkeolojik araştırmalar ise ilk olarak Osmanlı devrinde Osman Hamdi Bey ve Halit Ethem Bey yönetimindeki bir Türk bilim ekibi tarafından yapılmaya başlanmıştır. Ziyaretinizde Osman Hamdi Bey kaldığı konakta halka açık bir şekilde gezilebiliyor oraya da uğramadan geçmeyin derim! Hekate Tapınak frizleri Osman Hamdi Bey tarafından İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne götürüldü. Yapılan kazılarda ortaya çıkan çok sayıda önemli kalıntı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde, Turgut Müze Evi’nde, Milas ve Muğla Müzelerinde sergileniyor.


Tapınağın frizlerinde dört ayrı konunun işlenmesi Hellenistik Dönem tapınaklarında görülen farklı bir uygulamadır. Konuların seçiminde de oldukça politik davranılmıştır. Hekate Tapınağı’nın frizlerinde; MÖ 2. yüzyılın ilk yarısında görülen savaş ve kargaşa döneminden sonra, barışın ve dostluğun ön plana çıkarılmak istenildiği dikkati çekmektedir. Helenistik Dönemde ilk defa, Bergama Zeus sunağındaki Telephos frizinden sonra, büyük bir yapı olan Hekate Tapınağı’nda barış konusu işlenmiştir.


Ölülerin efendisi ve yeraltının evi olan Hades’in anahtarını elinde tuttuğuna inanılan gizemli Tanrıça Hekate, Anadolu mitolojisinde önemli bir yer sahipti. Hekate sözcüğü, ‘iradesini hâkim kılan’ ve ‘çok uzakta olan, en parlak olan’ anlamlarını içeriyor. Bugünkü modern paganizmde Hekate oldukça önemli. Shakespeare'in Macbeth’inde görülen üç cadı, Hekate’nin üçlü formuna yorumlanıyor.


Erken dönemlerde tek vücutlu ve başlı iken, sonraları üç gövdeli tasvir edilen Hekate’nin bu üçlü formu, bir kadının yaşam evreleri olan kız çocukluğunu, anneliğini ve anneanneliğini sembolize ediyor. Hekate’nin gücü zamanla ve Roma mitolojisinde gitgide azalarak, ölüm, kötü ruhlar ve büyüyle bağdaştırılmaya başlandı. Erkek tanrılar ana tanrıçanın yerine geçti, Hekate korkulan, kötülükleri ve karanlığı yönettiğine inanılan bir büyücü olarak anılır oldu.

Batıda paganizm ve cadılık kavramlarıyla özdeşleştirilen ve sembol kabul edilen Tanrıça Hekate’ye inanan yabancılar, özellikle Bodrumdan gelen turist kafileleri, meraklı turistler, arkeoloji tutkunları ve çevre halkı giderek artan bir ilgiyle törenlere katılıyorlar. Geleneksel davul zurna karşılaması ile başlayan törende yöre geziliyor, yöresel müzikler dinleniyor, yemekler yeniyor, kazılar hakkında bilgiler veriliyor, film gösterileri düzenleniyor. Muğla Üniversitesi’nin yardımıyla düzenlenen temsili anahtar taşıma ve kurban törenlerinin ardından Bodrumlu mistik ve antik müzik gösterileriyle dolunayda gerçekleşen törenle son buluyor.


Tanrıça Hekate’nin inanılan öyküsü de bir okadar ilginç


Hekate’den bahseden ilk yazılı kaynak Hesiodos’un Thegonia adlı eseri olarak biliniyor. MÖ. 700’lü yıllarda İzmir Aliağa yakınlarındaki Kyme Kenti’nden Antik Yunanistan’ın Askra Kenti’ne göç eden bir ailenin oğlu olan Ozan Hesiodos, Yunan tanrılarının doğuşunu, tanrı soylarının ve kuşaklarının birbirini izleyip gelişmelerini anlatır. Thegonia’da “Her şeyden önce Kaos vardı” deniyor.

İlk olarak Gaia yani Toprak’ın (Toprak Ana) var olduğunu anlatılır. Gaia, kendine eşit olarak dört bir yanını saran Uranos’u yani göğü yaratır, ardından da yüksek dağları ve denizi. Uranos’la birleşerek erkek ve dişi titanları doğurur.


Büyü tanrıçası Hekate


Güneş soylu titanlardan Kaios ve Phoibe’nin ikiz kızları Asteria ve Leto’dur. Asteria’nın ikiz kardeşi Leto, Apollon ve Artemis’in annesidir. Bu akrabalık zincirinde Tanrıça Hekate, Apollon ve Artemis ile kardeş çocuklarıdır. Hekate karada, denizde ve gökyüzünde güçleri olan tek tanrıçadır. Hekate, Hades’in kapısını koruduğu gibi yeryüzündeki bütün kapıların da koruyucusudur. Sihir, falcılık ve intikam almayı elinde tutan tanrıça olarak da mezarlıkların sahibesidir.Ölenlerin ruhlarını teslim alır. Hades’in kapısının koruyucu Kerberos köpeğinden dolayı Hekate tüm köpeklerinde sahibi olduğundan çoğunlukla yanında bir köpekle dolaşır. Karabasan, hortlak ve cinlerin yöneticisi olan tanrıca Hekate onları insanlara musallat eder veya insanları onlardan korur. Ay tanrıçası olarak karanlık gecelerde yolculara yol gösterir, avcıların yardımcısıdır. En belirgin simgesi dişi köpek veya kurt olan tanrıça, aynı zamanda kısrak, balta, hançer, meşale, anahtar, çanak ve hilal olarak da resmedilir.

Bazı gecelerdeki köpek ulumalarının ya da uzun süren köpek havlamalarının Hekate ile ilgili olduğu, köpeklerin tanrıçayı ve yanındaki köpeği gördüğü için havladıkları söylenir. Dolunay zamanlarında Ay tanrıçası Hekate’nin dolaştığı düşünüldüğünden, yol kavşaklarına çörek, yumurta, balık ve peynir bırakılırdı ve Hekate kutsal alanında Tanrıça’ya adanan törenler düzenlenirdi. Heykellerinde üç başlı olarak cisimleştirilen Hekate, bölgedeki en eski tapınım merkezi olan Lagina, falcılığın merkezi olarak meşhurdu.Ayın bu fazında , yönümüzü Yunan Mitolojisine çevirdiğimizdeyse kocakarı olarak da anılan bilge ve yaşlı tanrıça, Hecate’yle karşılaşıyoruz. Anneliğin tamamlandığı ve yaşlılık sürecinie girildiği evredeyiz. Ancak burada çok önemli bir noktadan söz etmekte fayda var: Karanlık Ay gerçek anlamda bir son değil çünkü ay sürekli bir değişim ve dönüşüm içinde. Hecate tekrar bakireye dönerek bir döngü oluşturuyor. Bu da bu şekilde devam ediyor . Yani Hayatta hiçbir bitiş her şeyin sonu değildir, Her son yeni bir başlangıç demektir!

Hekate inanışının Anadolu’daki anaerkil düzene ait dönemlerden kalan bir geleneğin devamı olduğu tahmin ediliyor. Hekate, 125-180 yılları arasında yaşayan Romalı filozof Lucius Apuleius’un Metamorfozlar adlı kitabında ‘Ana Tanrıça’lardan birisi olarak anılıyor:

“Ben her şeyin doğal annesi, bütün öğelerin sahibesi ve yöneticisi, bütün dünyalarda insan neslini başlatan, kutsal güçlerin reisi, cehennemdeki her şeyin kraliçesi, cennette yaşayanların önde geleniyim. Bütün Tanrıların ve Tanrıçaların göründüğü tek biçim benim. Gökyüzünün gezegenleri, denizlerin bütün rüzgârları ve cehennemin acıklı sessizliği benim irademle idare edilir. Tüm dünyada değişik biçimler, farklı gelenekler ve birçok adlar altında anılan benim adımdır, tapınılan benim kutsal varlığımdır.İnsanların ilki olan Frigler bana Pessinus Tanrılarının anası, kendi topraklarından çıkan Atinalılar Minerva, denizle çevrilmiş Kıbrıslılar Venüs, yay taşıyan Giritliler Diana, üç dil konuşan Sicilyalılar korkunç Proserpine, Elevsisliler eski Tanrıçaları Ceres, bazıları Juno, başkaları Bellona, başkaları Hekate, Ramnusie, her türlü eski öğretinin ustası olan ve bana doğru dürüst törenlerle tapınan Mısırlılar beni doğru ve en eski adımla Kraliçe İsis diye adlandırırlar.”

Özellikle Karyalılar tarafından sevilen tanrıça, Anadolu ya da Trakya kökenlidir. Tanrıça, Artemis ve Apollo ile anne tarafından kuzendir. Baş Tanrı Zeus'un dünyayı, kendisi gökyüzünü, kardeşleri Poseidon denizleri, Hades ise yeraltını alacak şekilde paylaştırır ama tanrıça Hekate ise bu 3 alanda da yetki verir. Mitolojide Persephone'nin kaçırılışı efsanesinin bazı varyasyonlarında yer alır.

"Phoibe Koios’la gerdeğe girdi Leto ve adı güzel Asteria’yı getirdi dünyaya Perses sarayına götürdü bir gün Ve sevgili eşi oldu onun Ve Asteria Hekate ’yi doğurdu. Ölümsüzlerin saygısı büyüktür Ona,Bütün yeryüzünde kurban kesen her ölümlü Hekate’nin adını anar yakarışlarında.Kimin dileğini iyi karşılarsa o tanrıça Onun elde edemeyeceği bir şey yoktur.Ona bütün mutlulukları vermek elindedir Ünlü Gaia ve Uranos’un çocukları Kendi paylarından pay vermişlerdir ona Kim hoşuna giderse Hekate’nin Yardım görür ondan.Meydanlarda kalabalıklar içinde Kimi isterse onu parlatır Hekate " O'Zaman her zaman parlamanız dileklerimle Sevgiler.

Nazlı Tanrıkulu


16 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page